Ceza Hukuku ve Ceza Davaları
Ceza hukuku, devletin kamu düzenini korumak amacıyla belirlediği yasak fiilleri ve bu fiillere karşılık gelen yaptırımları düzenleyen, bireyin hürriyeti ile doğrudan ilgili olan en kritik hukuk dalıdır. Bir suç isnadı ile karşı karşıya kalmak, bireyin sadece özgürlüğünü değil, aynı zamanda toplum içindeki itibarını ve geleceğini de tehlikeye atar. Eskişehir Ceza Avukatı olarak bizler, bu sürecin ne kadar hassas olduğunu biliyor; soruşturmanın başlamasından infaz aşamasına kadar müvekkillerimizin anayasal haklarını en üst seviyede savunuyoruz.
Soruşturma Aşaması ve Müdafi Yardımı
Hukuk sistemimizde ceza yargılaması iki ana evreden oluşur: Soruşturma ve Kovuşturma. Soruşturma evresi, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen süreci kapsar. Bu aşamada yapılan bir usul hatası (örneğin kollukta yanlış ifade verilmesi veya delillerin hukuka aykırı toplanması), davanın tüm seyrini değiştirebilir.
Eskişehir’de emniyet veya jandarma birimlerinde verilen ifadeler sırasında bir ceza avukatının yanınızda bulunması, “şüpheli” haklarının korunması açısından hayati önem taşır. Susma hakkının kullanımı, delillerin karartılmadığının ispatı ve tutuklama taleplerine karşı itirazlar bu aşamanın temel taşlarıdır.
Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemeleri
Suçun niteliğine ve kanunda öngörülen ceza miktarına göre davalar farklı mahkemelerde görülür:
Ağır Ceza Mahkemeleri: Yağma, kasten öldürme, nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti gibi ağır yaptırımları olan suçlara bakar.
Asliye Ceza Mahkemeleri: Hakaret, tehdit, basit yaralama, hırsızlık gibi daha düşük ceza sınırına sahip suçların yargılamasını yapar.
Her iki mahkeme türünde de savunma stratejisi, dosyadaki maddi gerçeklerin ortaya çıkarılması üzerine kurulmalıdır. Sadece “suçsuzum” demek yeterli değildir; suçun unsurlarının oluşmadığını, kastın bulunmadığını veya meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenlerinin varlığını hukuki delillerle desteklemek gerekir.
Eskişehir Ceza Yargılamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Eskişehir Adliyesi’ndeki yargılama pratiklerinde, bilirkişi raporlarının analizi ve tanık beyanlarının tutarlılığı büyük önem arz eder. Özellikle dijital delillerin (HTS kayıtları, kamera görüntüleri, sosyal medya yazışmaları) dosyaya kazandırılması ve teknik olarak incelenmesi, çoğu zaman beraat kararının anahtarı olmaktadır.
